Sipariş ve Sorularınız İçin Mail: kurdelelikedi@gmail.com

Nikah yada Bebek için Kuş Evi İthal Şeker Kutusu Nikah, Nişan, Bebek için Kalpli Şeker Kutusu Erkek Bebek Şekeri Kutuları Kız Bebek Şekeri Kutuları Erkek Bebek Şekeri Ahşap Çerçeve Kutu Sandık Şeklinde Nikah Şekeri yada Kına Kutusu Ahşap Nikah Şekeri Kutuları
2 yaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 yaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mayıs 2014 Pazartesi

Jandarma - Jandarcam Sendromu :)

Herkese selamlar,

Bir yandan hamilelikte yolu yarılarken, diğer yandan Emirhan'la maceralarımız devam ediyor :) Hep bir şirinlikler, bilmiş bilmiş konuşmalar ve de 2 yaşın olmazsa olmazı itiraz ve inatçılıklar :)

Bir arkadaşımız, geçen sene kızının 2 yaş sendromunu anlatırken verdiği örneğin çok benzerini yaşıyoruz. "Jandarma" desek jandarcam diye itiraz ediyor demişti.. o zaman gülüp geçmiştik.. Bu aralar biz de Emirhan'a ne desek tersini söylüyor, olumsuzluk eki getiriyor. 
Yeter dediğimizde "yetermiyo" gibi bir kelimeyle karşılaşabiliyoruz mesela, yap-yapmıyo gibi :) Yaramazlık yaparken mahsus "tamam izin verdik yap" desek, "izin verme, yapmıyom" diyor :)


Ama birazcık üzüldüğümüzü farketse "üsülme annecim, cici annecim, ösür dilerim" deyip sarılıp öpüyor ki hepsini unutturuyor. Kitaplardaki karakterlere, akvaryumdaki balıklara, herşeye sarılıp cici diye sevmeye çalıyor, çok masum ve sevgi dolu oluyorlar bu yaşlarda.. Bazı şeyleri ne ara ögrenmiş, nasıl öğrenmiş anlamıyorsunuz bile, olaylar arası kurduğu ilişkilere hayret ediyoruz. Onun büyümesini keyifle seyrediyoruz :)

Tablette bu aralar en çok Angry birds ve Temple run'a takmış durumda.. Anne kuş oynayalım, anne adamı koşturalım, adamı düşürme anne, canavar geliyor kaç annesi, paraları topla gibi komutlarla bize oynatıyor genelde :) Tabiki zaman kısıtlaması yapmaya ve çok fazla bakmamasına dikkat ediyoruz.. O elimizde bilgisayar, tablet görmesin diye biz de pek elimize alıp bakmıyoruz ve dolayısıyla blog yazılarım da böyle aralıklı ve geç geliyor :)

Aktivite-oyun olarak ekstra birşeyler hazırlayamıyorum çoğu zaman, oyuncaklarıyla oyun kuruyoruz bazen, minik arabalarını garaja park etmeyi çok sevdiği için oyuncaklardan garajlar yapıyoruz, hamur oynuyoruz, parka gitmek, çadırında ve ilk arabasıyla oynamak, sevdiği kitapları okumak, "canım kardeşim" ve pepee seyretmek en sevdikleri arasında..


Battaniyelerini ütülemeyi seviyor bu aralar benim eski oyuncak ütümle, "puf puff, ütüledim, anneye yardım ettim" diyor,  arada "ütüye su koyuyorum" diyor, bir de ısınsın diye kenara dikip bekliyor taklitçi kerata :)


Geçen gün pazardan bezelye almıştım ve ilgisini çekeceğini tahmin ettiğim için Emirhan'la beraber ayıklamak istedim. Gerçekten çok sevdi ayıklama işini, hem belki böylece yemeyi de sever dedim ama birkaç tane ancak yedi yemekte, bezelyenin o zarını tükürmek için çıkartıp durdu.. Olsun yılmak yok, önüne koymaya devam :)

Tuvalet eğitimine başlayacak gibi olduk, gerekli şeyleri de aldık ama henüz hazır olmadığını fark ettiğimiz için onu biraz erteledik. Arada sırada da olsa, korkmadan lazımlığına ve klozet adaptörüyle de klozete oturup birkaç damla da olsa yapmak istemesi (ilk günlerde lazımlığa bezini çıkartıp oturmaktan korkmuştu ve bazı çocukların klozete oturmayı reddettiklerini, korktuklarını duymuştum), pepee'nin tuvalet şarkısını ezberlemiş olması ilk safhalar için yeterli :) Birden bire olmuyormuş bu tuvalet işi, sabır ve çocuğun hazır olmasını gerektiriyormuş. Bu konudaki gelişmeleri ayrı bir yazıda toplarım diye düşünüyorum. 

Şimdilik bizden bu kadar,
Sevgiler :)

10 Mart 2014 Pazartesi

Emirhan Yapcaaaakkk..

Bu aralar hayatımızın başlığı da bu şekilde :)
Emirhan'ın herşeyi kendi kendine yapma arzusu hat safhada.. Yatağına tırmanarak çıkacak, kafa üstü atlayacak ve biz hiç müdahale etmeyeceğiz.. Döke saça da olsa bazı şeyleri kendisi yiyor zaten ama yiyemeyecegi şeylerde bile ısrarla "emirhan yiceeek" diye haykırmaları adet edindi.. Evdeki salıncağa kendisi çıkacak ve kendisi hızlanıp sallanacak.. Bazen de "salla annecim, hıslı salla","beraber sallıyoz", "baba sallasın" şeklinde değişiklik gösterebiliyor..

Bazı inatçı yanları olsa da 2 yaş sendromu dedikleri olayları -en azından şimdilik-yaşamadığımızı düşünüyorum :) Genelde sakin bir çocuk.. babaannesinde rahatça kalıyor, onları üzmüyormuş, tek sorun yemekteki nazlanmaları..

Yemek olayı için bizimkinin sevdiği bir şeyi paylaşayım.. hani reklam, çizgi film bir yere kadar küçükken işe yarıyordu ama bir süredir yemek zamanı favori tercihimiz fotoğraf makinası.. Çektigimiz videolari ve resimler tekrar tekrar izlemeyi çok seviyor, o sırada ne versem pek itiraz edemiyor. Özellikle yeni tatları denerken işimize yarıyor.. çok doğru bir yöntem değil belki çizgi filmle videoyla oyalayıp yedirmek ama iştahsız bir çocuk annesiyseniz her yok mübah geliyor :) Zaten meyve, makarna, yumurta gibi şeyleri kendisi yiyor,  zorlandığımız yemeklerde bu taktiği deniyoruz.. yine de hiç istemediği birşeyse ya ağzından çıkartıyor yada ağzında bekletiyor..

Fakat şunu da söylemeliyim ki bu makina sevdası yüzünden aylar önce makinayı objektifi açıkken düşürdü ve bozuldu.. tamiri için makinenin kendisi kadar para istedikleri için biz de daha uygun fiyata yeni bir makina aldık.. Çocuklara verirken dikkat etmek lazım. Hala da tam fotoğraf yada video çekecekken elimizde görsün hemen istiyor, bu sebeple pek güzel pozlar yakalayamıyoruz ve güzel anları kaçırıyoruz bazen..


Poz verdiği nadir anlardan biri :) 2 saniye sonra yine kaptı makinayı..
"Notoğraf çekiyoomm, videyo çekiyoomm" diye her gördüğü şeye yaklaşıp çekmeye çalışıyor..

Hala bir boy cetveli seçip alamadığım için geçen gün boyunu eski usülle, kapıya yaslayıp işaret alarak ölçtüm..  Sen misin bunu gören, kapıyı kalemle oldukça işaretledikten -karaladıktan :)- sonra kendini yaslayıp metreyle "ölçtüm, ölçtümm" diye yaklaşık 40 kere ölçtü sanırım :)

 Boyunu iyiki evde ölçmüşüm, zira sağlık ocağındaki aşı odasına girdiğinde gözü hiç birşeyi görmüyor, ne boyunu ne kilosunu ölçtürmemek için bana sarılıp ağlıyor.. Sonrasında aşının geleceğini biliyordu sanırım.. 2 yaşında hepatit A nın ikinci doz aşısını da olduk ve artık ilkokula kadar aşısı yokmuş. Yaşasııınnnn...

Ailedeki herkesin Emirhan'a bir sesleniş biçimi var neredeyse.. Dedesinin biri lokum diyor, diğeri paşam diyor, babaannesi ve anneannesi genelde kuzum diyor.. Bunlar çok hoşuna gidiyor tabiki Emirhan'ın :) Geçen "kokuttun mu oğlum?" dedim, dedesindeydik o zaman ve "lokum kokuttu" dedi :) Bizi bir gülme aldı tabiki.. "lokum uyucak", "lokum mama yicek" şeklinde çeşitlendi sonraları..

Geçen akşam uyuturken yanına yatmadım, iyice alışmasın diye, "yanıma yat annecim" dedi, "gerek yok oğlum, sen kendin de uyuyabilirsin" dedim, "ağlıycak" dedi, "ne, ağlıycak mısın?" deyince "evet, ağlıycak" diyor :)

Günlerimiz böyle geçiyor bu aralar.. Birkaç fotoğrafla bitereyim yazımı..
Emirhan su birikintisine taş atarken çok eğlendi..




Sevgiler :)



19 Şubat 2014 Çarşamba

Emirhan 2 Yaşında

Selamlar,

3 aydır Emirhan'la ilgili yazmamışım, minik pisim artık 2 yaşına girdi bu yazıyı hazırlamak şart oldu :)
 Çok şey birikti ve haliyle uzun bir yazı olacak gibi, uyarmadı demeyin :)

 

Emirhan'ın, kurabiye tabağından "yıldız" diye seçtiği kurabiyenin son görüntüleri :) resim çekeceğiz diye zor dayandı çocuk, mideye indirdi sonunda..


İlk defa şeker hamurlu kurabiye yapmayı denedim.. Ailece birarada olacağımız için ailedekileri yazdım kurabiyelere, dayıma, dedeme, babaanneme şeklinde.. Onun dışında çok özel bir hazırlık yapmadım, bir de aşağıdaki magnetleri hazırladım 2 yaş hatırası olarak..




Şimdi bakalım Emirhan Bey bu aralar neler yapıyor, neleri seviyor,

- Öncelikle gerçekten minik bir pisi o, kıyafetleriyle ancak 11 kilo geliyor.. Nasıl kilo alacak bu çocuk hiç bilmiyorum..

- 23 aylık olduğunda emmeyi bıraktık. Tahminimden daha az zorluk yaşadık diyebilirim, bir arkadaşımın önerdiği bir şeyi uyguladım ve sonrasında "zaten artık abi oldun" dedim, o da "abi oldum meme yok" diye birkaç gün sayıklasa da, çok şükür bu durumu atlattık :) Gece uyanmaları da bir iki sayıklamanın dışında yok gibi. Artık tamamen kendi yatağında uyuyor, bazen huysuz anlarında yanına kıvrılıyoruz uyuyana kadar :) Uyku arkadaşlarımız ise İkea'dan aldığımız köpüş ve baykuş..


Bu 22 aylıkken, gündüz emmelerini kesip salıncakta uyutmaya çalışırken.. Köpeği bir kere kaybettik ve yenisini almak zorunda kaldık, çok sevdi çok alıştı kuzum köpeğine :)

- En son yazımda "bu çocuk süte alışacak mı acaba" derken, emmeyi bıraktıktan sonra "süt içelim" demeye başladı. Önce pipetli bardaktan içiyordu ama bardağı tam bitirmiyordu, biberon vereyim bakalım dedim ki, meme emerken ısrarla verdiğim biberonu emmeyen çocuk şuan bağımlı oldu :) Günün her anı süt istese de sadece sabah ve gece yatarken vermeye dikkat ediyorum.. Yoksa olmayan iştahı da kesilecek..

- Aslında kahvaltıyı güzel yapıyor, yumurta, zeytin (çok güzel yiyor, çekirdeğini de çıkartıyor artık) krep, tost, fındık ezmesi seviyor. Yanında pekmezli su (çay diyoruz ona :) içiyor yada meyve suyu.. Sütü her halükarda içtiği için kahvaltıdan sonra isteyince veriyorum.. Meyveleri güzel yiyor, sebzelerde hala sorun yaşıyoruz, farklı yöntemlerle yedirmeye çalışıyorum, daha çok çorba olarak..

- Oyun hamuru, yapboz yapmak, çadırına bizleri de sokup oynamak ve ilk arabasıyla evde dolaşmak en sevdiği şeyler.. Treni çalıştırıp kaaaç kaaaç diye trenden kaçmayı da çok seviyor..





Çadır, hem ev hem bahçe için çok uygun.. İnternette görüp beğenip almıştık, kurulum gerektirmeyen ve katlayınca küçücük bir yer kaplayan bir çadır. "Pop it up çadır" olarak geçiyor.

Çadırın içi yani tabanı ise bu şekilde, küçük arabaları yarıştırmak için ideal :)


- Bizimle namaz kılmayı çok seviyor, hemen "takkee, seccadee" deyip yanımızda duruyor namaza..
Secdeye boylu boyunca yatıp kalıyor genelde, öğle namazına mütakip secdede uyuyakalıyor bazen :)


- Bilgisayara "bilgiciş", tablete "palet" diyor ve ikisini de çok sevmesine rağmen fazla kullandırmamaya özen gösteriyoruz.. Tablette faydalı bulduğumuz bazı hikayelere ve oyunlara ara ara izin veriyoruz. 

- 21 aylıkken birkaç harf ve sayıyı söylerken, 22. aydan beri a'dan z'ye hepsini biliyor ve söylüyor ( yumuşak g hariç :) 1'den 10'a kadar sayıları biliyor.. yine 2-3 aydır kurduğu cümlelerde hayli gelişme var, ne dese anlıyoruz artık, bazen bizi çok şaşırtıp güldürüyor cümleleriyle.. Anne, baba yerine annesi babası diye sesleniyor bu aralar bize, bazen annecim babacım diyor ki tatlılıktan yiyesimiz geliyor o zaman :) Bir de reklamda yada kitaplarında bir meyve sebze görsün, "koş getir, hadi" diyor, geçen sucuk reklamı gördü, "sucuuuuuk pişir, hadi getir" diyor :)

2 yıl önce Emirhan'ın doğumu için hastaneye gitmeye kalktığımızda kar fırtınasından önümüzü zor görmüştük.. Bu yıl böyle bahar havaları pek hayra alamet değil ya hadi hayırlısı..
Olayı havalara bağlayıp bitireyim bari artık :)

Şimdilik bizden bu kadar..

Sevgiler :)